Kişilik Özellikleri ve Çalışanların Bireysel Davranışları

Kişilik bir kişiye aidiyet veren dengeli psikolojik ve davranışsal durumlardır. Kişilik özellikleri insanların nasıl algıladıklarını ve davrandıklarını etkilediğinden işletmedeki bir yönetici kişilik özelliklerini anlamak zorundadır. Son yıllarda yapılan araştırmalar kişilik özelliklerinin boyutlarını 5 maddede toplamıştır.

  1. Dışa dönüklük,
  2. Güvenilir ve işbirlikçi olma,
  3. Sorumluluk sahibi, başarı odaklılık,
  4. Duygusal açıdan dengeli olma,
  5. Yeni deneyimlere açık olma

Kişilik Özellikleri ve Çalışanların Bireysel Davranışları -2

Kişilik özelliklerinden dışa dönüklük her zaman yöneticilerde başarılı olmanın şartlarından birisi olarak görülmüştür. Sorumluluk sahibi ve başarılı olma kişilik özelliği de iş performansında en etkin unsurlardan birisidir. Günümüzde çokça kullanılan kişilik testlerinin bu unsurları doğru ölçtüğünden emin olmak gerekir.

Yöneticilerin işyerinde çalışanların davranışlarını anlamak için farkında olmaları gereken 5 kişilik özelliği vardır. Bunlar:

  1. Kişilerin kendi çabaları sonucu gelecek ve kariyerlerini belirleme gücü olup olmadıklarına olan özgüveni,
  2. Bir işi başarmaya yetecek kendine yeterli olma duygusu,
  3. Kişinin kendisiyle barışık olması,
  4. Kişinin değişen şartlara göre kendi davranışlarını değiştirmesi ve şartlara uyum sağlaması,
  5. Duyguları doğru tahlil etme, duyguları kullanabilme ve kendisini diğerlerinin yerine koyabilme yetisi olarak tanımlanan duygusal zekaya sahip olma

Hukuk Bürolarında Personel Yönetimi

Kişilik Özellikleri ve Çalışanların Bireysel Davranışları -1

Yöneticiler çalışanlarının bu özelliklerini bilerek çalışanları daha iyi anlamaya ve çalışanlarını yönetmeye gayret ederler. Kurumsal davranış yönetimi işletmede verimliliğin artması ve başarılı olunabilmesi için birey ve grup davranışlarını inceler.

Kişiler genellikle inandıkları değerlere göre hareket ederler. Değerler bir kişinin davranışlarını yönlendiren soyut ideallerdir. Davranışları etkileyen diğer unsur ise kişinin tutumudur. Tutum belirli bir nesneye karşı öğrenilmiş ve önceden varılmış veya sonradan oluşmuş yargılardır. Tutum önemlidir çünkü davranışları belirler. Yöneticiler; işle ilgili olma hali, işinden memnun olma durumu, kuruma bağlılık gibi tutumlara karşı uyanık olmalıdırlar. Çalışanların ise iş yeri performansı, üretkenlikleri, işe devamsızlıkları ve üretken olmayan davranışları yöneticiler tarafından gözlenen tutumlardır. Örneğin bir çalışanın kendi görev alanında olmasa bile başkalarına yardımcı olması veya ek görevler üstlenmesi olumlu bir davranıştır. Bununla birlikte devamsızlığının artması veya işletmede genel olarak işten çıkmaların artması yöneticinin çözmesi gereken sorunlardır.

Yöneticilerin çalışanlarını değerlendirirken dikkat etmeleri gereken bir husus da algılarının kendilerini yanıltmalarına izin vermemesidir. Çok sık yapılan bir hata bir çalışanın baskın bir özelliğine dayanarak kişiye dayalı genel bir değerlendirme yapmaktır. Örneğin saha işlerinde sadece erkek avukatların başarılı olacağı algısı bu işte istekli ve başarılı olabilecek kadın avukatlara şans verilmesini engelleyebilir.

Çok sayıda çalışan ve çalışan grubuyla etkileşimi olan yöneticiler her insanı yaptığı gibi kişileri kategorize etme hatasına düşebilirler. Örneğin yurtdışındaki bir hukuk fakültesinde öğrenim görmüş bir avukatın öğrenim gördüğü ülkenin dilinde iyi bir hukuk dokümanı oluşturacağı algısı vardır. Halbuki avukatın öğrenim gördüğü yabancı dilde belge üretip bunu denetlemeden bu yargı doğrulanamaz.

Karar verirken yapılan hatalardan birisi de algıda seçiciliktir. Algıda seçicilik işletme çerçevesinde rahatsız edici bilgiyi bir kişinin bilinçli olarak dikkate almaması veya kişinin düşüncelerine aykırı bir fikri kabul etmemesidir. Bu durum işletme körlüğüne yol açarak bir sorun olduğunda çözümü güçleştirir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir