Yönetimin Temel İlkelerinin Hukuk Bürolarında Uygulanması

Yönetim öncelikle amaçlara uygun plan yapmakla başlar. Planlama, işletmenin amaçlarına ulaşmasını sağlamak için yapılacak faaliyetleri belirler. Yeni alınacak çalışanlar için bir bütçe oluşturulabilir. Daha sonra plana uygun yapı kurmak gerekir. Planlama, hukuk bürolarında genellikle daha çok avukat alarak farklı hukuk alanlarında uzmanlaşmaya giderek çok sayıda müvekkile hizmet etmek için yapılacakların planlanması demek anlamına gelebilir. Planlama ayrıca yeni hukuk alanlarının büro içinde hangi yönetim modeli ile yönetileceğinin ortaya çıkarılması için çalışmak anlamını da taşıyabilir.

İşletmelerde genellikle işlevlere ayrılmış ve birlikte çalışan kişilerden oluşan yapılara organizasyon biçimleri/yapıları denilir. Örneğin yöneticiler coğrafi bölgelere ayrılarak her bir ekibin başına bir lider atanabilir. Daha sonra bu grupların çalışmalarının koordine edilmesi gerekir. Koordinasyon bir işletmede yönetimin her kademesinde iletişim, zamanında raporlama ve geribildirim ile sağlanır. Bu sayede farklı kişilerin ve yapıların işletmenin amacına uygun hareket ettiğinden emin olunabilir.

Hukuk bürosunda yönetimin koordinasyon unsuru örneğin farklı konularda çalışan avukatların bir yönetim toplantısında görülen davaları ve diğer işleri görüşmesi, ortak iş görme usüllerine göre tüm işlerin yapıldığından emin olmak için çalışmaları birlikte değerlendirmesi, Adliye’de görülen duruşmaları avukatların ve büronun iş yüküne göre planlaması olabilir.

Yönetimin Temel İlkelerinin Hukuk Bürolarında Uygulanmasına Dair Nitelikler

İş gördürmek ise planların gerçekleşmesini yani yürütülmesi sağlamak olarak adlandırılabilir. Genellikle yöneticiler kendisine bağlı ekiplerin çalışmalarını yönlendirir ve kısa aralıklarla yapılanlar hakkında bilgi alıp uzun dönemde amaçlara erişilmesini sağlarlar. İş gördürmek aslında bir bakıma İnsan Kaynakları yönetiminin bir parçasıdır çünkü farklı kişileri belli bir amaca ulaşmak için başarılı bir şekilde çalışmayı teşvik etmek, çalışanları motive etmek gerekir.

Hukuk bürosunda işlerin yürütülmesini sağlamak genellikle avukatların kendisine bırakılır. İşler yapılırken de sürekli olarak yürüyen işler, davalar hakkında büroya bilgilendirme yapılması gerekir. İşi görürken büroların standart iş görme kurallarına uyum, işleri önceden planlayıp zamanında yapılmasını sağlamak uygulamada başarıyı getirir.

Kontrol ve değerlendirme sürecinde ise genellikle belli bir dönem sonunda planlanan hedeflerle gerçekleşen sonuçlar karşılaştırılarak sistemi tekrar düzenleme, ödüllendirme veya cezalandırma yöntemi uygulanabilir. Kontrol ve değerlendirme süreci ayrıca süreçleri ve sistemi daha derinlemesine incelemek için de kullanılabilir. Kontrol ve değerlendirme sürecinin iyi sonuç vermesi için saptamalar sonucunda sistemin tekrar düzenlenmesi gerekir.

Hukuk bürosunda ise kontrol aslında hatalar ortaya çıktıktan sonra değil hatalar ortaya çıkmadan önce yönetim sisteminin içinde olan denetimlerle sağlanmalıdır. Eskiden beri çalışılan bir müvekkile büroya yeni katılmış bir avukat tarafından gönderilecek sözleşmenin bu müvekkili tanıyan bir avukat tarafından kontrolü, dava dosyalarının dönemsel olarak denetlenip aşama bilgilerinin girilip girilmediğinin, evrakların tamlığının kontrolü hatalar oluşmadan yapılabilecek önleyici çalışmalar olarak değerlendirilebilir.

Değerlendirme ise genellikle dönem sonunda işler nasıl daha iyi yapılabilirdi sorusunun cevabını bulmaya çalışmak olarak yorumlanırsa iş süreçlerini geliştirmek için bir fırsat olarak kullanılabilir. Değerlendirme sonucu hukuk bürosu çapında kararlar alınmasını gerektirebilir. Örneğin tüm iş ve finansal sonuçları değerlendirip büro bazı hukuk alanlarına daha çok yatırım yapmaya karar verebilir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir