Avukatlık Ortaklıklarında Genel Eğilimler -1

Avukatlık Ortaklıklarında Genel Eğilimler

Kurucu ortak olarak değil de bir avukat olarak bir hukuk bürosunda çalışmaya başlayıp ortak olan avukatlar istisnai durumlar dışında ortak olarak kalırlar. Genellikle kurucu ortaklar aralarına yeni ortakları büronun finansal göstergeleri iyi durumda olduğu sürece kabul ederler. Bir büroda uzun süre çalışıp ortak olmak istemeyen veya ortaklığa uygun görülmeyen avukatlar çok büyük olasılıkla bürodan ayrılırlar. Üst kıdem kademelerine doğru yükseldikçe “ya yukarı ya dışarı” (kıdem basamaklarında yükselmek veya bürodan ayrılmak) olarak da adlandırılan kural işlemeye başlar. Hukuk bürolarının genel çalışma prensipleri ve avukatların beklentileri birlikte düşünüldüğünde bu sistem her iki tarafın yararına işleyebilir. Uzun süre bir büroda çalışıp ortak olamayan avukat kendi bürosunu kurarak veya başka bir büroya ortak olarak katılarak kendi kariyer yolunu çizebilir. Hukuk bürosu da kendi performans kriterlerine ve kültürüne uygun avukatları bünyesine ortak olarak almış olur. Yine de “ya yukarı ya dışarı” sisteminin zorlukları ve maliyetleri vardır.

Avukatlık Ortaklıklarında Genel Eğilimler Nelerdir

Avukatlık Ortaklıklarında Genel Eğilimler -2

Avukatlık Ortaklıklarında Genel Eğilimler -2

Ortak olmasa da bir çok avukat yıllar içinde biriktirdikleri mesleki deneyimleriyle bürolara faydalı olmaya devam edebilirler. Aşağıda bu sisteme ilişkin saptamalar listelenmiştir:

  • Hissedar ortak olmasa da yetenekli bir çok avukatın büro tarafından kaybedilme durumu: Bürolar bu yetenekli avukatlarını bünyelerinde tutabilecek bir yol bulma ihtiyacını hisseder. Ortaklık ünvanı verilmese de yetenekli avukatları hukuk bürosunda tutabilecek düzenlemelere gidilebilir.
    Müvekkillerin gitgide daha uzman avukatlarla çalışma isteği: Hissedar avukat olamasalar da uzmanlaşmış avukatların büroların mali durumlarına katkıda bulundukları bilinmektedir.
  • İş geliştirme ve tanıtımın giderek artan önemi: Rekabet arttıkça iş geliştirmede aktif rol oynayan ortakların iş geliştirmeye az zaman ayıran ortaklara göre daha büyük katkıda bulundukları görülmektedir. Hukuk bürosu ortağı olmanın en ayırtedici unsuru iş geliştirebilme yeteneğidir.
  • Ya yukarı ya dışarı” sistemi: Bu sistemin teknik uzmanlığa sahip ama iş geliştirme özelliği olmayan çok sayıda avukatı hissedar avukat yaptığı anlaşıldı. Bu tip bir sistemin sonucu çok sayıda hissedar avukatın az sayıda iş geliştirme yapan avukatın sağladığı gelir olanaklarını kullanmasıdır. Hukuk bürosunun önündeki tercih ise bu durumda hem iş geliştirme yeteneği olan hem de getirilen işi yapan avukatları birarada tutma becerisi olmalıdır.
  • Avukatların tercihi: Her avukat bir büroya ortak olarak mali yükümlülükleri taşımak istemeyebilir: Bu tip durumlarda büro da bu avukatların teknik uzmanlığına değer veriyorsa bu avukatların kariyerleri daha kolaylıkla değerlendirilebilir.
Avukatlık Ortaklıklarında Genel Eğilimler -3

Avukatlık Ortaklıklarında Genel Eğilimler -3

Hissedar ortak adedinin büro kârlılık ve maliyetlerine etkisi: Hissedar ortak sayısı az olursa ortak başına düşen kâr düşmeyecektir. Bu durum gözönüne alındığında bürolar bir avukatı ortak yapmadan önce dikkatli davranırlar. Ortak adayının gelir getirme kapasitesi ile büro ortaklarının kâr’ının düşmesi arasında bir karşılaştırma yapılır. Eğer ortak avukat büronun gelirini artıracak niteliklere sahipse olumlu karar verilir. Bazı durumlarda ortaklık statüsü hissedar ortaklık ve gelir ortaklığı olarak kademelendirilir. Bu durumda gelir ortakları kârdan pay alırlar fakat hisseleri ve oy hakları yoktur.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir